Takip Edin  facebook twitter youtube

 



Rektum Kanseri (Kalın Bağırsak Kanseri) Tedavisi

Rektum Kanseri Tedavi Planı

Rektum kanserinin (kalın bağırsak kanserinin) tedavisi hastalığın evresine ve hastanın özelliklerine göre planlanmaktadır. Her hastanın bireysel değerlendirilmesi ve buna göre bir tedavi planı yapılması gerekmektedir. Bu tedavinin başarısı "multidisipliner" bir tedavi yaklaşımını yani bir ekip çalışmasını gerektirir. Bu ekipte cerrah, radyolog, tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğu ön planda rol alır. Buna ek olarak gastroenterolog, psikiyatrist, diyetisyen ve stomaterapist'e de önemli görevler düşmektedir. Böyle bir ekip çalışması ile her hastanın tedavisi titizlikle planlanmalıdır.

Rektum Kanseri Ameliyatı ve Tedavi Planı

Bu bölümde ana hatları ile ameliyat ile tedavi planından bahsedilecektir.

Kalın bağırsak kanseri (rektum kanseri) olan hastalarda, tam iyileşme (şifa) için ameliyat çok önemlidir. Hastalığı tek başına ışın tedavisi (radyoterapi) ve kemoterapi ile tedavi etmek mümkün değildir. Fakat bazen ameliyat öncesi hastalığın evresine göre ışın tedavisi (radyoterapi) ve/veya kemoterapi verilmesi gerekir. Bu tedaviden belli bir süre sonra ameliyatın planlanması gerekir.

Eğer kanser, erken tanı konulur ve tedavi edilirse hastaların %80-90’ı normal sağlığına kavuşur. Tanı, geç evrelerde konursa iyileşme (şifa) şansı %50 veya altına düşer.

Rektum Kanserinde Ameliyat ile Tedavinin (Cerrahi Tedavinin) İlkeleri Nelerdir?

Rektum kanserinin cerrahi olarak tam şifa (iyileşme) ile (kür) tedavisinde ameliyatı yapan doktor-cerrah beş ana noktaya dikkat eder.

  1. Kanserli dokuyu içeren bağırsak bölümünün tam olarak çıkartılması önemlidir. Kanser genelde çevre dokuya yayılma eğiliminde olduğu için cerrah kanser ile beraber komşuluğundaki normal çevre dokuyu geniş bir şekilde çıkartır. Eğer kanser içeren bağırsak bölümü komşu organa yayıldı ise cerrah komşu organı da bağırsak ile beraber bir bütün olarak çıkartır.
  2. Kalın bağırsağı vücuda bağlayan mezenter dokuyu da beraberinde çıkartmak gerekir. Mezenter doku içinde bağırsağın kanlanmasını (dolaşımını) sağlayan, ona temiz kanı getiren arterler (atar damar) ve kirli kanı toplayan venler (toplar damarlar) bulunur. Bunlara ek olarak vücudumuzun savunma organlarından biri olan lenf bezleri de mezenter içinde arterlere komşu olarak yerleşmiştir. Ameliyat sırasında çevre yağ dokuda olası yayılımın çıkarılabilmesi için mezenterin de çıkarılması gereklidir. (ince bağırsak ve kalın bağırsağın atar damar, toplar damar, sinir ve lenf bezlerinin yer aldığı yağlı dokuya mezenter adı verilir.)
  3. Vücut savunma hücrelerini içeren ve kanser hücrelerinin vücuda yayılmasını engelleyen lenf bezlerinin de çıkarılması gereklidir. Lenf bezleri normalde vücut sıvılarını bir filtre gibi süzerek içindeki yabancı maddeleri, mikropları ve kanser hücrelerini yakalar ve bunları tahrip ederek vücudumuzu bu zararlı etkenlerden temizler. Bu nedenle ameliyat sırasında kanserin bulunduğu kalın bağırsak bölümüne ait lenf bezlerini de çıkartmak gerekir. Bu işlem hastalığın yayılmasına engel olmak için çok önemlidir.
  4. Ameliyat sırasında cerrahın, hastalığın yayılabileceği yerleri kontrol etmesi ve buna ek olarak alacağı önlemler ile ameliyat sırasında hastalığın daha fazla yayılmasını engellemesi gerekir.
    1. Ameliyat sırasında kanserli bağırsak bölgesinin aşırı çekilmesi, ellenmesi kanser hücrelerinin yayılımını arttırabilir. Bu nedenle bu kısma fazla dokunmadan önce bu bölgenin damarlarının bağlanarak kanser hücrelerinin kan yolu ile olan yayılımının engellenmesi gerekir.
    2. Ameliyat sırasında kanserli bağırsak bölümü çıkarılırken kanser hücreleri, karın iç zarı içine “düşerek” yayılabilir. Yine kanserli dokuya çok yakın çalışılması hücrelerin yayılmasına neden olabilir. Buna ek olarak cerrah, ameliyat sırasında çok dikkatli davranarak kanserli bağırsak kısmını delmemeye özen göstermelidir.
    3. Ameliyat sırasında kanserli bağırsak bölgesinin aşırı çekilmesi, ellenmesi kanser hücrelerinin yayılımını arttırabilir. Bu şekilde bir kısım kanser hücresi bağırsak lümeni içinde yayılabilir. Cerrahın bunun için de önlem alması gerekir. Aksi taktirde bu hücreler bağırsak uçları birbirine eklenirken bu bölgeye yerleşerek hastalığın tekrar oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle bağırsağın içinin de yıkanması gerekir.
  5. Tüm bunların uygulanması hastanın sağlığı, kanserle savaşı için en önemli belirleyicilerdir. Bu nedenle ameliyatın titizlikle yapılması çok önemlidir. Hastanın kısa sürede, ameliyata bağlı herhangi bir yan etki (komplikasyon) olmaksızın eski sağlığına kavuşturulması gerekir. Böylelikle hasta, vücut direnci hiç düşmeden kanserle savaşına devam edebilir.